
Mesleki hayatım boyunca pek çok şey öğrendim. Yönetmeyi, büyütmeyi, hedef koymayı, başarmayı…
Ama itiraf etmeliyim ki, bana yol gösteren en kıymetli 30 yıllık deneyim, diplomalardan ya da kitaplardan değil; annem Jale Tezer’in hayatından geldi. O bana şunu öğretti:
Eğitim, bilgiyle değil sevgiyle başlar.
Bir çocuğun gözlerine bakmadan, kalbine dokunmadan verilen bilginin eksik kaldığını ondan öğrendim.
Disiplinin sevgisiz olamayacağını, başarının korkuyla değil güvenle büyüdüğünü ondan gördüm.
Ve şunu çok iyi biliyorum ki, bugün attığımız her adımın temelinde o anlayış var.
Eğitimle sevgiyi yoğuruyoruz.
Bilgiyle güveni bir araya getiriyoruz.
Başarıyı bir sonuç değil, doğal bir süreç olarak görüyoruz.
Okullarımızın, kurs merkezlerimizin çoğalması sadece sayısal bir büyüme değildir;
Bu; sevginin çoğalmasıdır.
Bu; bir çocuğun “ben yapabilirim” demesidir;
bir velinin gönül rahatlığıyla evladını bizlere emanet edebilmesidir.
Bu; öğretmenin yalnız olmadığını bilmesidir.
Bugün geldiğimiz noktada şunu gururla söyleyebiliyorum:
Başarıyı merkeze alan ama insanı asla unutmayan,disiplini savunan ama sevgiden vazgeçmeyen,geleceği hedefleyen ama değerleriyle yürüyen bir eğitim anlayışını hep birlikte inşa ediyoruz.
Bu yolculukta emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.Sevgiyle büyümeye, eğitimle güçlenmeye ve başarıyı birlikte çoğaltmaya devam edeceğiz.